seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2011 Cumartesi

Burnumda tüttü kokusu...

Ece'siz iki gece, üç koca gün :(

Tatil değil bu sefer, iş için gittim Zürih'e. 

Çok zor geldi bu defa, ilkinden daha zor. Neden bilmiyorum. Bu sefer yanımda Koray olmadığı için mi, Ece artık her şeyin daha bir farkında olduğu için mi, tatil değil de iş olduğu için mi, bilmiyorum işte. Ama çok özledim, burnumda tüttü kokusu.

Halbuki babasının yanındaydı kuzucuk, babaannesi geldi babaya yardıma, kafam rahattı ama insanın içi rahat olamıyor işte. 

Vicdan azabından belki de :( Anne olmanın böyle hastalıklı bir yanı var zaten, olur olmaz vicdan azabı hissediyorsun, yerli yersiz endişe ediyorsun. Geçecek umarım...

20 Eylül 2010 Pazartesi

Bozcaada'dan bir kuzucuk gecti

Ece'nin gaz problemi büyük oranda ortadan kalkıp, daha doğrusu damla ile azaltılabilip, o bize , biz ona artık alıştıktan sonra birkaç günlüğüne yakın bir yerlere kaçabiliriz diye düşündük. Bu sezonda hem sakin olacağı hem de fazla sıcak olmayacağı için biraz kafa dinleriz diye Bozcaada'yı seçtik.

Herşey gayet güzel başladı :) Sabah uyuya kaldığımız halde doğru dürüst koprü trafiğine bile takılmadan Bozcaada'ya kısa sürede vardık. Ececik yol boyunca uyudu sayılır. Bir ara feribotta karnını doyurdu o kadar.

Eski bir Rum evi olan çok güzel bir otelde kaldık. Tabi Bozcaada o kadar da sakin ve serin olmasa daha iyi olurdu :) . İlk gün baya bir hayal kırıklığına uğradık ama diğer günler hava ısındı neyse ki. Tabi bizim kuzucuk ne plajda rahat verdi, ne bize doğru durust balık yedirdi. Balık konusunu burada hiç deşmeyelim, annenin kedi fobisinin de balık yemeğinin zehir olmasında etkisi büyük tabi. Sonuç olarak babanın rakı - balık keyfi yalan oldu :)... Arnavut kaldırımlı Bozcaada sokaklarında bebek arabası hayatımızı zorlaştırınca da kanguru hayat kurtardı. Tabi anne ve baba kuzucuğu kanguruyla kim taşıyacak konusunda didişti durdular. Kanguruyla gezmek hem bizim hem Ece'nin favorisi. En sonunda dönüşümlü taşımaya karar verdiler. Kanguruyla gezdiğimiz sürece problem yok ama biryere oturup birşeyler yiyelim, içelim deyince kıyamet koptu tabi. hep hareket istiyor bizimki, hiç durmak yok.




Zorlukları oldu ama iyi ki gitmişiz kafa dinledik, bize iyi geldi. Tabi daha önceden çok sosyetik bulduğum bakıcı ile tatile çıkma olayının çok da mantıklı bir hareket olduğunu anladım. En azından, şöyle adam gibi bir yemek yiyelim, ya da bir yüzelim gelelim diyorsan, kuzucuk uyurken onunla otel odasında takılacak birisi lazım gercekten.

Dönüş yolunda hiç bahsetmek istemiyorum, korkunçtu. Cumartesi akşamı köprü trafiğine takıldık, hem de gişelerden itibaren. Ece yolda 3 saat boyunca ağladı, arabanın camına taş geldi, cam çatladı. Bütün terslikler bizi buldu, sonuç olarak evim evim güzel evim... :)

13 Eylül 2010 Pazartesi

Eve geri donus

Yalovadaki neredeyse 2 ay süren saltanatımız sona erdi, evimize dönüyoruz artık. Ben hala doğum evraklarını şirkete göndermediğim için işe başlama tarihimi henüz tam olarak bilemiyorum ama, Ekim sonu gibi, diye tahmin ediyorum. Yani kaldı 1 ayımız :(. Kuzucuğu kendi evindeki düzenine, yatağına alıştırmak için artık evimize dönmemiz gerek.

Neyse ki bu sefer eşyamız daha az, artık işimize yaramayan ve küçülen eşyalarımızı Yalova'da bıraktık. Bu sefer yolculuktan da o kadar korkmuyoruz :). Meleğimin çılgın ağlama nöbetleri yok artık :)

Biraz da hüzünlüyüz tabi, cok alismistik :( . Süper anane de biz giderken gözyaşlarına hakim olamadı :(...

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Yolcu yolunda gerek

Bir araba dolusu esyayla dustuk yollara Yalova'ya gidiyoruz. Arabanin o halinin fotografini cekmek isterdim ama kamerayi bulmam imkansiz denebilir.

Onumuzdeki birkac ayi Yalova'da, anane ve dedenin Ece'ye yetistirmek icin hizlandirdiklari gol manzarali yeni evlerinde gecirecegiz. Boylece anne rahat edecek, fazla yorulmayacak. Baba da hergun Gebze'ye ise gidip gelecek biraz yorulacak ama o hic dert etmez boyle yorgunluklari.

Tabi anne de baba da Yalovali olunca orada kocaman bir ailemiz var bizi dort gozle bekleyen. Burada hayat İstanbul'a gore daha hareketli olacak anne icin.

Simdi findikkurdumuz ile ilk seyahatimize - cok uzun olmasa da - cikmis olduk. Yalniz odumuz kopuyor kuzucuk yolda uyanir da yaygarayi basarsa diye.

Special design for Bir Ece Masalı by GeCe