yürüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yürüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Bizim evden bir minik tırtıl geçti...

Bizim evdeki minik tırtıl bağımsızlığını ilan etti. Kendince!

Bir süredir zaten yürüyordu. Ama bazı mesafeleri gözü yemiyordu da, emeklemeyi seçebiliyordu. Artık hiç emeklemiyor. Yürüyor, arada duvarlara, kapılara falan tutunuyor. Tabi bolca düşüyor, kalkıyor, ama pek bir havalarda kendisi. Bir oraya gidiyor bir buraya. Odasında beraber oyun oynarken basıp gidebiliyor. Dönüp arkasına bakmak bile yok. Bir kendine güven geldi ki sormayın! Elinde babasının şortu, şorta takıla takıla yürüyüp, yürürken bir de şortla ce-ee yapmaya yeltenebiliyor.

Ve bu minik tatlı tırtılın evimizi terketmesiyle beraber, anladım ki çocuklu hayatın en zorlu 2. etabı başlıyor. (1. en zorlu etap kesinlikle ilk 3 aydı!) Artık evimizde, yerinde durmayı hiç ama hiç istemeyen, sürekli yürümek ve hatta koşmak, etrafı karıştırmak, incelemek ve öğrenmek isteyen ama bunun yanında bizi hergün şaşırtan, kendisine hayran bırakan, kendisine hergün daha da çok bağlayan bir ufaklık var.

Buyrun bakalım, o minik tırtıldan elimizde kalan...


11 Temmuz 2011 Pazartesi

Demiştim di mi 'aceleci!' diye...

Öncelikle bir uyarı, videoda fonda video ile alakası olmayan anlamsız ve cırtlak bir "Lay lay lay" sesi var. (Sesin kime ait olduğunu bilmiyoruz, bizden biri değil, ben hiç değil :P )Ona takılmayın lütfen! Hatta mümkünse videoyu sesini kapatarak izleyin, ben öyle yapıyorum. O aslında başka videonun konusu. Bizim minnoş iki Lay Lay'a oyunuyor da, onu çekmekti niyetim. Neye niyet neye kısmet! Aceleci Ece videosu çıktı ortaya.

Buyrunuz, gayet soğukkanlı bir şekilde yola çıkıp, yarı yolda hedefe ulaşıp ulaşamayacağı konusunda tereddüte düşüp de pıtı pıtı koşturmaya başlayan  Aceleci Ece!

5 Temmuz 2011 Salı

Düşeceği yeri de biliyor...

Ece kuzusu artık iyiden iyiye yürüyor. Ama canı isterse. Şöyle sakin sakin durmayı becerirse evin içinde salondan kendi odasına kadar gidebiliyor ki, arada uzuuun bir koridor var. Ama pek yürüyesi yoksa o sırada, ya da acelesi varsa, ki bahsetmiştim genelde koşmak istiyor, düşüyor yine poposunun üstüne.

Bakınız, o sırada pek yürüyesi olmayan kuzucuk nasıl da törenle yere düşer. Bir de dikkatinizi çekerim, düşeceği yeri iyi biliyor, direk annenin kucağına! Hatta düşerken yandan yandan kesiyor, doğru yere mi düşüyorum diye. :)

14 Haziran 2011 Salı

Ece'nin Yeni Marifetleri

4 Haziran 2011 

Akşam anne ile babanın düğüne gitmesi gerektiği için, Ece kuzusu da teyzesi ve eniştesi ile takıldı, Melis'lere gittiler. Esra'yı uyardım, 'Yapmayın etmeyin, çocuksuz 3 evli çifti çocuk fikrinden tamamen uzaklaştırmak istemeyiz', dedim ama beni dinleyen olmadı.

Bir de hani bu aralar Ece bana çok düşkün ya, inadı tuttu mu Koray'a bile gitmek istemiyor ya, hadi bizde ya da Esra'larda kalsa neyse de, bir de daha önce hiç gitmediği bir yere gidecekler ya, 'kesin' dedim 'yaygarayı koparır bizim minnoş, bırakamayız'. Hatta önlem olarak yanımıza Ece için düğün kıyafeti bile aldım. Olur da bırakamazsak, Ece ile gider bir görünür çıkarız, diye. Peki bizim kuzucuk ne yaptı? Arabadan inerken teyzesi Ece'yi aldı kucağına, bizimkinden çıt yok. 'Hadi anneyle babaya bye bye' dedim, bize bye bye yaptı kocaman sırıtarak, döndü poposunu, gitti cadı. Heralde bir Esra'ya baktı, bir de düğün kılığı içindeki bana. Esra için demiştir, 'benim annem olsa olsa budur'  ve döndü gitti :).

Biz de bütün gece endişelendik durduk, huysuzluk yapmış mıdır, bizi aramış mıdır, Esra'lara rahat vermiş midir, diye. Fotoğrafta da görülebileceği gibi baya bir eğlenmiş bu kuzucuk biz yokken. Huysuzluk yapmamış pek ama, son bir saat teyzesinden başka kimseye gitmemiş de pestili çıkmıştı teyzesinin.

12 Haziran 2011

Demiştim ya, "Ece kuzusu ilk adımlarını attı" diye. Şimdi de koşmak istiyor kendisi. Yürümeden koşacak illa! Hani şöyle bir sakin dursa, adımlarını yavaş yavaş atsa, yürümüştü şimdiye çoktan da, yok, aceleci benim kızım. Şimdilerde tek elimizden tutup koştur koştur turluyor her ortamda. Evmiş, bahçeymiş, feribotmuş, hiç farketmiyor, yakaladı mı birinin elini, keyfine diyecek yok.

14 Haziran 2011

Ece minnoşu kendi karnını doyurmayı çok becerebiliyormuş gibi bir de bizim karnımızı doyuruyor bu aralar. Mama yediriyor bize cimcime.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

İlk adımlar :)

Cumartesi günü teyzeme gitmiştik de bizim minnoş gördüğü ilgiden memnun kalmış olarak, 'show yapmadan buradan gitmek olmaz' diye düşünmüş olsa gerek, ilk birkaç adımını attı :)

Tabi biz o ilk şoku atlattıktan sonra çocuğa, 'aman da yürüsün, bir de videoya çekelim' diye yapmadık eziyeti bırakmadık, orası ayrı. Sonunda yorgunluktan öldü kuzucuk. Neyse pratik yapmış oldu, iyi oldu :).

Bu sefer, tam da gününde gerekli görsel desteği sağlamış olduk.

Buyrun bakalım...



Birkaç adım atıyor da bakalım ne zaman başlayacak adamakıllı yürümeye. Dört gözle bekliyoruz.

Special design for Bir Ece Masalı by GeCe