babacı Ece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
babacı Ece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2014 Çarşamba

Bizim evin halleri...

Dergiden çıkan uyduruk oyuncak ile eğlence...

Ece kuzucuğum böyle oyunlarda hakem görevini pek bir sever. Ama babasının mızıkçılığın binbir çeşidini içeren her türlü numarası karşısında ne yapacağını bilemez.

Video'da yaşadığı tereddütlerin hepsini görebilirsiniz, hele bir ara bana bir bakışı yok mu, babasını acındırarak "bir hak daha mı versek babaya" der gibi, bayıldım ona bayıldım.
Sonra gerçi görevinin sorumluluklarını hakkıyla yerine getiriyor :)

Bizim evde hep böyle bir tiyatro!

 

29 Mart 2012 Perşembe

Baba ile kavuşma!

Kuzucuğumun babası 1 haftalığına iş seyahatine gitti. Gerçi daha önce biz Dubai'ye gittiğimizde de dokuz gün ayrı kalmıştı Ececik babasından ama o zaman bu kadar anlamıyordu heralde, çok tepki göstermemişti.

Bu sefer babasını çok özledi meleğim, her sabah Koray'ı sordu. İşin kötüsü babasına tepki de gösterdi  seyahat dönüşü. Bana iyice düşkünleşti, iki dakika nefes aldırmıyor bana artık. Yanında olmadığımı farkeder farketmez bağırıyor o koca sesiyle "Annnneeee!"diye. Benden de ayrı kalmaktan mı korkuyor acaba :(

Ve biz şöyle bir karar verdik ki; bu sene Ece'siz tatile gitmeye kalkmak yok! Geçen sene sesini çıkarmamıştı da bu sene pek öyle kolay olacak gibi gözükmüyor. Ne gerek var üzeceğiz kızımızı.Tavır bile yapıyor bize kuzucuk!

İşte bu da baba ile kavuşma anı. Gözü yollarda kalmıştı birisinin.

Yalnız babası ile hasret giderir gidermez valizi açmaya koyuluyor, kendisine ne hediye gelmiş diye, dikkatinizi çekerim!

25 Mart 2012 Pazar

Bizim evde babaya torpil geçiliyor. Bozuluyorum ama!

Evet, bizde durum böyle, babaya torpil geçiliyor. Önce "Baba" deniyor. Önce babanın ismi öğreniliyor!

Ammaa iş uykuya geldi mi "Annem!", gece uyanıldı mı ısrarla "Anneeee!", yoksa çığlık kıyamet!

Olmuyor ama böyle, çok bozuluyorum!

Buyrun bakalım, birisi babasının adını nasıl söylüyor. Annenin adı ise "Anne!"

Mantı yerken ağzını kapasaymış iyiymiş ama olan olmuş artık, yapacak birşey yok :)



PS: Ama bir yeri "uf" oldu mu gelip ısrarla bana öptür müyor mu, bana kocaman kocaman sarılıp bir de "cici" yapmıyor mu, istediğini yapmadığım için bana kızsa bile o güzel yüzünü koynuma gömüp ağlamıyor mu, işte o zamanlarda eriyip bitiyorum ben.

7 Mart 2012 Çarşamba

Ece'nin Yeni Marifetleri...


  • Geçen hafta beraber Elmer kitabına bakarken, bu sayfayı açar açmaz "Attaaa!" dedi. Hayır, sen ne zaman büyüdün de, kitapta poposunu dönmüş filleri görünce Attaa gittiklerini anlıyorsun!!! Bu çocuk her gün şaşırtıyor bizi.
  • Dün gece rüyasında babasını görmüş. Bir baktık içeriden bir ses, "Koğayy!". Ama nasıl da sevimli geliyor, kuzu kuzu söylüyor. Baba zıpladı yerinden. Alışmışız çocuğun uykudan uyanınca anneye seslenmesine, şaşırdık ikimiz de. Bir baktık bizimki mışıl mışıl uyuyor, ne uyanması! Uykusunda babasının adını sayıklıyormuş meğerse. Baba mest tabi :)
  • Bu sabah da ilk defa kakasını söyledi. Yanlış anlaşılma olmasın, yapmadan önce değil, yaptıktan sonra. E bu da bir gelişme :) ve bu anne buna ne kadar sevindi, görmeliydiniz kesinlikle.

31 Ocak 2012 Salı

Anne - Baba İş Bölümü

19 aylık Ece, anne ile babanın görevlerini çoktan belirlemiştir. Özellikle hassas olduğu iki konu var ki, asla taviz vermez, diğer konularda anne ve baba kendileri iş bölümü yapabilirler.

Hassas konuların başında uyku gelir. Anne evdeyken Ece mümkün değil annesiz uyumaz. Uyku saati gelince, annenin kucağında sütünü içer, öyle uykuya dalar. Arada anne yorgun olduğunda baba bin bir oyun Ece'yi kandırır, uyutur ama hele hele gece uyanmışsa mümkün değil baba ile kanmaz. Anne gelmezse çığlık kıyamet kopar!

Diğer bir hassas konu ise banyodur! Banyo baba ile yapılır. Annenin tek  görevi babaya asistanlık yapmaktır. Bornozu getir, kirli çamaşırları götür vs. Getir-götür işleri yani. Anne bir yanlışlık yapıp Ece ile banyoya girerse, itina ile küvetten dışarı çıkarılır, baba küvete sokulur. Banyo'daki bir diğer hassas konu, kaydırmazın üzerindeki Gak'lara (ördekler) basılmaması konusudur ki bu babanın hayatını baya bir zorlaştırır.

Bizde durum budur. Herkes görevini bilsin, aksi takdirde Ece'den fazla bir hoşgörü beklemesin!

P.S: Ama böyle tek eliyle elimi diğeriyle kulağımı (kulakçı olur kendisi) tutumuyor mu, bir de gözümün içine bakmıyor mu böyle, insan daha ne ister ki!

9 Ekim 2011 Pazar

Arayı çok açtık...

Tatildi, iş değişikliğiydi derken çok ihmal ettim blogu. Yazacak çok şey var ama vakit bulamıyorum malesef.

Bu arada, "Ne zamadır blogu güncellemiyorsun" diye sitemde bulunanlar burdan buyrun! Kocaman oldu Ececik!

15 Nisan 2011 Cuma

Ece'nin oyun arkadaşı

Bizim babacı Ece bu aralar anneye pek bir düşkün. Annenin kucağındaysa, kimseye gitmek istemiyor. Hele bir de uykuluysa, Ece'yi annenin kucağından alanın vay haline! Kıyamet kopuyor.

Gel gör ki, iş oyun oynamaksa favorisi hala babası. Onunla oyun oynamaya bayılıyor. Babasının çıkardığı bilumum seslere katıla katıla gülüyor. Aynı şeyi ben yapayım, anlamsız anlamsız bakıyor suratıma. Yok olmuyor, bu çocuk babasına daha çok gülüyor, onunla daha çok eğleniyor. Anneye de mutlu mesut onları seyretmek ve elinde kamera onların peşinden koşturmak kalıyor.

Ece emekledi emekleyeli baba-kız yerlerde sürünüyorlar işte böyle...

Special design for Bir Ece Masalı by GeCe